Diyabetik Retinopati Nedir?

Diyabetik retinopati; Şeker hastalığına bağlı olarak retinayı besleyen ince kan damarlarının zarar görmesi demektir. Ayrıca retina (gözün sinir ağı tabakası) yüzeyinde yeni kan damarlarının oluşmasına neden olabilir. Oluşan yeni damarlar taşıdıkları kanı kolayca duvarlarından sızdırmaya başlar. 

Diyabetik retinopati, gelişmiş ülkelerde en fazla görmede azalmaya neden olan göz hastalığıdır. Şeker hastalığı görülen gençlerde ergenlik çağından itibaren, 30 yaşından sonra ortaya çıkan bireylerde ise teşhis konulduğunda mutlaka göz muayenesi yapılmalıdır. Şeker hastalığının yanı sıra bazı kalıtımsal faktörler gözdeki hastalığın daha hızlı ilerlemesine neden olur. 

Nonproliferatif (başlangıç) ve proliferatif (ileri) olmak üzere iki evresi vardır. Nonproliferatif evrede, gözde küçük kanamalar görülür ve sızıntı odakları belirir. Tedavi edilmediği durumda proliferatif evreye geçer ve gözde yeni anormal damarlar gelişir. Yeni oluşan damarlar kolaylıkla kanar ve sızdırarak ödeme hatta görme kaybına neden olur. 

http://gozdr.com/?p=705

Belirtileri Nelerdir?

Ülkemizde ve dünyada en önemli körlük nedenlerinden biri diyabetik retinopatidir. Ani görme kayıplarına neden olmaz. Başlangıçta ciddi belirtilere de neden olmaz. Bundan dolayı erken teşhis hayati önem taşır. Diyabet teşhisi almış hastaların erken dönemde retina muayenesi için doktora başvurmaları oldukça önemlidir. 

Başlangıçta gözde siyah cisimler uçuşmaya başlar. Bu durum genellikle hafif kanamaların habercisidir. Hastalığın ilerlemesiyle beraber  kanama artar ve görme tamamen engellenir. Diğer belirtileri arasında bulanık görme, gece iyi görememe ve parlak ya da loş ışığa uyum sağlamada güçlük sayılabilir. 

Diyabetik Retinopati Nedenleri Nelerdir?

Hastalığın meydana gelmesinde rol oynayan risk faktörlerinin başında şeker hastalığı gelmektedir. Diyabet tanısından itibaren 10 yıllık süreden sonra hastalığın görülme sıklığı artar. Kan şekerinin düzensiz seyretmesi, ani kan şekeri yükselmesi ve düşmesi hastalığın ilerlemesini kolaylaştırmaktadır. Bundan dolayı kan şekeri kontrolü hastalıkla mücadelede önemli bir faktördür. Ayrıca yüksek tansiyon, gebelik, kan yağlarının yüksekliği (hiperlipidemi) ve böbrek hastalığı retinopatiyi ağırlaştıran diğer faktörlerdir. 

Teşhis Edilmesi

Damla ile göz bebeği genişletilerek ayrıntılı olarak incelenir. Gerekli durumlarda ön kol damarından ilaç vererek göz dibindeki damarların yapısı incelenir ve böylece beslenemeyen retina bölgeleri tespit edilir. Bu işlem retina anjiyografisi (fundusfloresein anjiyografi-FFA) olarak adlandırılır. Diyabete bağlı görme merkezinde meydana gelen değişiklikler oküler tomografi (OKT) ile kolayca test edilebilir. 

Diyabetik Retinopati Tedavisi Nasıl Gerçekleşir?

Diyabetik retinopati tedavisinde asıl amaç, yeni damarların oluşmasını engellemek ve hastanın görmesini tamamen kaybetmesini önlemektir. Tedaviye erken başlanıldığı takdirde, hastalığı başlangıç aşamasında durdurmak mümkündür. 

Argon lazer ile tedavi edilebilir. Bu yöntemde asıl amaç anormal kan damarlarının kapatılmasına yardımcı olmaktır. Genellikle işlem birkaç seansta tamamlanır. Argon lazer tedavisi, kan damarları kanamaya başlamadan önce uygulandığında daha etkili olmaktadır. Bundan dolayı diyabet hastalarının düzenli olarak detaylı göz muayenesi yaptırması gerekir. İleri düzey hasarlarda ise, cerrahi işlem gerekebilir ve vitrektomi uygulanır. Vitrektomi işlemi ile göz içi sıvısı içindeki kanamaların temizlenmesi ve retinanın tekrar eski anatomik yapısına kavuşması hedeflenir. 
 

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

%d blogcu bunu beğendi: