Eğitim Çağındaki Çocuğunuza Nasıl Yaklaşmalısınız?

Eğitim Çağındaki Çocuğunuza Nasıl Yaklaşmalısınız? Kulaktan dolma bilgiler ya da kendi yetiştirilme tarzımızdan yola çıkarak uyguladığımız tutumlar ne derece doğru? Geleneksellik ya da modernlik çocukları nasıl etkiliyor? 

Her zaman bu soruların cevabını vermenin bizi doğru çözüme götürdüğünü düşünürüz, ancak bu tutumlar doğru bilinen yanlışların bir sonucudur. Bu durumun bilinen en basit örneği şudur: Çocuğunuz okuldan geldi. Çoğu zaman önce nasıl olduğunu sormak yerine, direk ödevin var mı sorusu ile çocuğu karşı karşıya bırakıyoruz. Sabah bu bilinçle okula giden çocuk, öğretmeni tarafından ödevini yaptın mı sorusu ile tekrar karşılaşınca varın psikolojisini siz düşünün.

Ebeveynler olarak bizleri sadece okşanmış gururumuz ve çocuğumuzun yüksek notları mutlu ediyor. Komşunun çocuğu şu liseyi ya da bu üniversiteyi kazandı gibi. Bu bilindik ve bir o kadar da yanlış mukayese yüzünden çocuğumuz kendini bir yarış atı olarak görmektedir. İyi bir liseye ve ya üniversiteye giremediğinde ise, başarısız olduğunu otomatikman kabul ederek, henüz hayatın en başında geri plana çekiliyor.

Ebeveyn olmaya hazır mıyım?

Sonra bilmem ne olmuşsun ama adam olamamışsın sözü var bir de. Peki çocuk iyi biri olsun diye ne kadar çabaladık? Yanımızda gezerken yere attığı bir çöp, söylediği bir yalan ya da umarsız bir hareketi matematikten aldığı düşük not kadar bizi ilgilendirdi mi? Önce kendinize itiraf edin. Ebeveyn olmaya hazır mıyım? Eksiklerim neler, sadece derslerin iyi olması ya da çocuğun maddi isteklerinin yerine getirilmesi yeterli mi? Çocuğuma onunla gurur duyduğumu, ne olursa olsun yanında olduğumu ve onu sevdiğimi ne kadar hissettiriyorum?  Ayrıca benim çocuğum bir mühendis olmak yerine sebze ve meyveleri başarılı bir şekilde satan pazarcı, dürüst bir esnaf, ne yaptığını bilen bir politikacı, sendikacı, yapı sektöründe çalışan bir usta da olabilir.

Önce mutlu olsun, sonra başarılı olacaktır zaten

Bu tür fikirler hiç aklınıza geliyor mu? İster kabul edin ister etmeyin, sizin çocuğunuz da bu sektörlerden birinde yer alacak. Memleketin her şeye ihtiyacı var. Çocukları rahat bırakın, istedikleri mesleğe sahip olsunlar. Sadece onlara destek olun yeter. Yapmak istedikleri işte en iyisi olmaları için, mutlu olmaları için destek verin. Gerisi kendiliğinden gelecektir zaten.

Çocuğunuzun etrafına neşe ve müşterilerine güven veren bir esnaf mı yoksa robot gibi bir hayat yaşayan bilim insanı mı olmasını istersiniz? Yani demem o ki çocuğunuz önce mutlu olsun, sonra başarılı olacaktır zaten. 

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

%d blogcu bunu beğendi: