Capillary Leak Sendromu (Kaçış Sendromu) Nedir?

Capillary leak sendromu (Clarkson hastalığı olarak da bilinir)  damarlardan protein, mineral ve suyun sızması olarak tanımlanır. Ender görülen hastalıklardan biridir. Rahatsızlığı 1960 yılında ilk tarif eden kişi B. Clarkson’dur. Tedavi edilmezse organ yetmezliğine ve ölüme neden olabilecek kadar kan basıncında düşüşe neden olur. 

Rahatsızlık genellikle yetişkinlerde görülür, ancak her yaştan insanı etkileyebilir. Dünyada sadece 79 vakaya rastlanmıştır. Ülkemizde ise ilk defa Mehmet Ali Erbil‘de görülmüştür.

Damar dışına sızan sıvı kütlesinden dolayı akciğerler, kalp, karın zarı gibi vücudun iç kısmında yer alan boşluklarda ve kasların içerisinde sıvı birikimi meydana gelir. Sızan sıvı nedeniyle damar içindeki kan basıncı ani olarak düşer ve bu durum şok tablosunun oluşmasına neden olur. Erken tanı konulmaması tedaviyi geciktirmektedir. Hastalığın ilerlemesi, tüm organlara zarar vermesine neden olmaktadır.

Ataklardan 24 saat önce hastalarda halsizlik, yorgunluk ve hafif ateş görülebiliyor. Ataklar, üst solunum yolu enfeksiyonu veya yoğun fiziksel eforla tetiklenebilir. Ama ne zaman görüleceği bilinemez. Rahatsızlığa bağlı olan şoklar birkaç ayda bir tekrarlayabileceği gibi, bazen yıllarca görülmeyebilir.

Belirtileri

  • Sinirlilik
  • Yorgunluk
  • Karın ağrısı
  • Mide bulantısı
  • Kas ağrıları
  • Artan susuzluk hissi
  • Vücut ağırlığında ani artış
  • Vücudun belirli bölgelerinde oluşan şişlikler
  • Karında asit birikmesi

Teşhisi

Rahatsızlığı tanımlamak çoğu zaman güç olmaktadır. Çünkü belirtileri birçok hastalıkla aynıdır.  Tansiyon düşüklüğü (hipotansiyon), kanın yoğunlaşması (hemokonsantrasyon), kandaki albümin düzeyinde düşüşler (hipoalbuminemi), lokal veya vücut geneline yayılmış ödem belirtileri ile başvuran hastalarda detaylı muayene yapılır ve çeşitli testlerden geçirilir. Yapılan testlerin ardından kesin teşhis konulur ve hemen tedaviye başlanır.

Tedavisi

Mehmet Ali Erbil, verdiği bir röportajda hastalığın ona bulaşmasının sebebini ellerine bulaşan köpek dışkısından ötürü olduğunu söylüyor. “Elimi sürdüm, iki gün sonra da hastalandım.” dese de hastalığın tam sebebi bilinmiyor ve kesin bir tedavi yöntemi bulunmuyor. Tedavi, semptomları stabilize etmeyi ve ciddi komplikasyonları önlemeyi amaçlar. Sıvı-elektrolit tedavisi, kan basıncının normallerde tutulmaya çalışılması böbrek, kalp ve beyin gibi hayati organların hasra görmesini engelleyebilir. Kortizonlu ilaçlar da tedavide kullanılabilir.  Düzenli olarak kullanılan ilaçlar, hastalıkta yaşanan krizlerin riskini düşürmektedir. Aynı zamanda sayısını da azaltmaktadır. 

 

KAYNAKÇA:

https://www.mayoclinic.org

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

%d blogcu bunu beğendi: